about academia

In culpa est animus qui se non effugit unquam That mind is at fault which never escapes itself Bahrî olmadan gevher bulunmaz~Sen sende iken menzil alınmaz… This Virtual Academy is for all those who thirst for knowledge. As articulated by the motto, “that mind is at fault which never escapes itself”. That is, whenever you wish to enlarge the scope of your knowledge or to illuminate your spirit with some taste of art or knowledge, then you may  see what this site offers to your soul . If you check the tabs you shall find out that they include every branch of knowledge:  art, religious wisdom, science, philosophy, history and gnostic knowledge. It has many useful resources if you click some sub-items of different tabs. And one tab of this website, named  “works by Şahin Uçar”,  contains  the older, personal website of Prof. Dr. Şahin Uçar which  shows everything pertaining to his works.

Continue reading

Contemporary Interpretations to the Dreams of Nebuchadnetsar, The King of Babel,

    Translated by Ahmet Fahrettin Uçar     Bismillahir-rahman-ir-rahim In the name of  God, the merciful, and  the beneficient. He is in a different reality every day (id est, he is  a Sustainer who creates the universe anew  in each moment) Qur’an                “Know well what your eyes behold; what you do not see will be revealed to you.” said Jesus. What do we see when we behold the world around us? How should we interpret the world that we see and live in? In short, what happened to the humans? In appearance, modern life resembles a nightmare, a bad dream in many ways. Why do we feel alien to the society we live in and feel in our hearts a persistent ache of being homesick? Why did the position of human kind on earth turned into such a panorama of terror and frenzy? Each time we turn the T.V on, scenes of anguish and screams which are broadcasted from all over the world are rushing to our minds. We see people fighting in blood and sweat to earn their bread. In Bernard Shaw’s words: “Dirty money is acquired by lease, interest, and profit, and every shilling […]

Continue reading

Fâtiha sûresi ve tezhîbi, 2011

TRT Arabic, about  Culture, Technology and Art   Draw a  circle! Every circle includes infinite reference points; but what if, you draw a bigger circle which covers the first one. Then, according to set theory,  there are  bigger infinities than any infinity  & this idea is proved mathematically, though it is self-contradictory. To resolve this paradox, the continuum hyphothesis comes into play which is neither provable nor unprovable. according to Cantor this paradox is resolvable  only in God. if you wish to understand what I say, Read the book “Varlığın Anlamı” and watch these documentaries… Philosophy, Physics, Mathematics – “Dangerous Knowledge” Knowledge is dangerous. Once you know something, you can’t get rid of it. You have to carry it. Always.  Varlığın Anlamı kitabından bir paragraf: İşte bu, eskilerin istidare-i zaman teorisidir: Bugünkü sinema perdesinde aslında hareketsiz olan görüntülerin bizim idrak zaafımız yüzünden hereketli görünmesi gibi bir misali de eskiler veriyorlar. “Bir ateşi havada hızla döndürürseniz ateşten bir daire görüntüsü (daire continuumu) oluşur. Halbuki gerçekte böyle bir daire yok, ateşle aydınlanmış noktalar var:  bu bir göz aldanmasıdır ve zaman dahi böyle tek tek şimdiki anlardan meydana gelmekte ancak  biz onu devamlı imiş gibi hissediyoruz: bu  bir idrak hatasıdır” diyorlar. Böylece, bizzat zaman ve zaman continuumu/süreklisi […]

Continue reading

İSAM (İslam Araştırmaları Merkezi) websitesindeki “İlahiyat Makaleleri Veritabanı” başlıklı arşiv kısmından aktarılabilen PDF metinleri halindeki makaleleri

    Uçar, Şahin İnsan, Varlık ve Zaman,   İslâm Araştırmaları Dergisi, 2001, sayı: 6, s. 137-154     Uçar, Şahin XX. Yüzyılda Fuzûlî Divanı’na Bir Nazire: Şeyda Divanı,   Fuzuli Kitabı: 500. Yılında Fuzûlî Sempozyumu Bildirileri, 1996, sayı: , s. 293-295   Uçar, Şahin Dünyadaki İslam İmajı ve İnsanlığın Geleceği,   Müslüman İmajı, [Kutlu Doğum Haftası: 1995], sayı: , s. 49-58      

Continue reading

Şâhid-i Mazmûn Menem Dîger Nîst…

  Varlığın Anlamı, 3.baskı için Mukaddime: Bismillâhi ve’l-hamdü lillâhi alâ külli hâl.  Ve’s-salât ü ve’s-selâm alâ Muhammedin il-mübeşşer fî’l- İncîl. Ve kâne vasfihi Faraklit… Allah adıyla ve içinde bulunduğumuz her hâle hamdolsun. Ve Salât ü Selâm Muhammed’e ki İncîl’de müjdelenmiştir.  Ve vasfı da “Faraklit” (Paraclitus) idi.. Faraklit, “sığınacak bir liman”, bir “rahatlatıcı kişi” ma’nâsına da gelirmiş; hattâ derler ki  bu kelâmın “mazmûn”u, “Ahmed”  ismini de tazammûn eder… Hz. Mevlânâ’nın buyurduğu gibi, “tâ ki gerded cümle âlem râ penâh”… “tâ ki cümle âlemin sığınıp teselli bulacağı bir yer olsun”… Yunus Emre üstâdımız da buyurmuş ki: “cân neye ulaşırsa akıl ona harc olur/ gönül neyi severse dil onu şerh etse gerek.” Benim dahi, gönlüme  hâdî-i ef’al olan, ilmî faaliyetlerime yol gösteren işbu kelâm mûcibince ve Vahdet ilinden tenezzül eden rûhumuz ma’rifete meylettikçe, canımın ulaşabildiği her  menzildeki ilim ve hikmet mesâilini anlamak istedim ve gönlümün sevdiği bu bahisleri elbette şerh etmeye dahi çalıştım. Lakin  ilim ve hikmet erbâbının kadîm zamanlardan beri meşgul  olduğu ve bir türlü hall ü fasl edemediği bu meseleleri,  ancak bir dereceye kadar şerh etmeye imkân var; zira eski bir dîvân şâirinin dediği gibi “ verâ-i perdede esrâr var, zuhûr edecek”… Lâkin, bu kitapta mevzuu bahis olan  “cümle/set teorisi” ve “Deymûmet/continuum hipotezi” gibi, […]

Continue reading

Sayı sebeplilik fikrinin remzidir

Varlığın Anlamı hakkında: Sayı sebep (illiyet) fikrinin sembolüdür (netîceyi vâcib kılan sebep, necessary & sufficient reason), Varlığın Anlamı, Şûle Yayıncılık, Ekim, 2010 HAFTALIK DURUM Yılmaz Öztuna yilmaz.oztuna@tg.com.tr 11.12 2010 > Prof. Dr. ŞAHİN UÇAR, Varlığın Anlamı, 3. baskı, İst. 2010 (ilk baskı 1995), 176 s., Şûle Yayınları. Şahin Uçar, tarihçi, filozof, mütefekkir, hattat, bestekâr, dîvân sahibi son şairimiz, tanbûrî, neyzen, pek çok kitabın yazarıdır. Tam mânâsıyle bir allâme’dir (erudit). Tarih felsefesi profesörüdür. Birçok Doğu ve Batı dillerine vâkıftır. Yukarıda sunduğum eseri, derin düşünceyi seven ve beğenen okuyucuyu cezbedecektir.   Kûfî  “Muhammed”  in the center & on the border; composed by Şahin Uçar with the idea of “continuum hypothesis” in mind… The triangle in this composition is used a lot as a symbol of set theory. Every side of  the triangle which goes on continuously  to the other side like a continuous illusion as if  from  an impossible way which is passing to the other side of the triangle,  as it happens in a Mobius Strip. It is used as a symbol of set theory and continuum hypothesis; because it seems like a continuum illusion. As it is stated in this book while discussing set theory, we have to accept continuum […]

Continue reading

Tarih ve hakikati nasıl anlamalıyız?

  DoDeSu’Ka Din . “Tarih ve Hakikat’i nasıl anlamalıyız?” Ahmet Can’ın Vakit gazetesindeki röportajın tam metni Tarih ve hakikati nasıl anlamalıyız? Tarih ve Hakikat gibi kelimelere bir anlam vermeye kalkıştığınız zaman aslında bütün dünyayı da anlamlandırmaya çalışırsınız. Bunun farkındayız ya da değiliz. Bana göre, tarih de hakikat de, insanın kendi ruhunu dünyaya yansıttığı pencereden görülen bir şeydir. Bilindik bir sözle tamamlayayım, ‘Bütün anlam bir bakış açısından ibarettir.’

Continue reading

Dîvân

İstanbul’da 1994 senesinde tertiplenen “Fuzûlî Sempozyumu”nda Türkiye Yazarlar Birliği’ tarafından (“XX. yüzyılda Fuzûlî Dîvânına bir nazire: Şeydâ Dîvânı” başlığı ile takdim edilerek)  o makâmın muktezâsına göre konuşması istenen Şahin Uçar’ın, işbu vesileyle kendi Divanı hakkında söylediği sözler : nihân etdim kelâmım gerçi ma’nâ âşikâr oldu söz oldu perde-i hüsnün: o perde vasf-i yâr oldu Bismillâh’ir-Rahmân’ir-Rahîm. Elhamdü lillâhi rabbi’l-âlemin ve’ş-şükrü li-vâhib’il-mekârim. Bir hâdis-i şerifte, “beyânın sihirli kudretine ve şiirin hikmeti”ne işaret eden Muhammed’e salât ü selâm olsun. Buyurmuştur ki: “Allah’ın Arş’ı altında öyle hazîneleri var ki o hazinelerin anahtarları şairlerin dilleridir.” Ve Kur’ân-ı Kerîm’de Hak Teâlâ buyurmuş ki: “Güzel kelime, güzel bir ağaca benzer; şöyle ki (zaman geçtikçe) kökleri yeryüzünde, kolları gökyüzünde dal-budak salar.” Ve dahi bir âyetde şöyle gelmiş ki; “selâmün kavlen min rabbi rahîm”: Selâm (öyle) bir sözdür ki Rahîm olan Rabbimizdendir. Şu halde, evvela şeş cihete ve bütün mevcûdâta, sâniyen Fuzûli üstâdımızın rûh-i mübecceline ve sonra onu yâd etmek için burada bulanan fuzûlîşinas misafirlere ve cümle ehl-i irfâna selâm olsun. Dostlar teveccüh göstermişler; bizim divançe-i kemînemiz Şeydâ Dîvânı için Fuzûlî dîvânına nazîre demişler. Min gayri haddin, eğerçi Fuzûlî’yi üstâd bilirim, lâkin küçücük dîvançemi üstâdın dîvânına nazîre saymak bence câiz değildir. Şu kadar var ki, üstâdın rûh-i asâletmeâbından müstefîd olduk, […]

Continue reading

BÂYEZÎD MAKAAMESİ

  bu kitabın önsözünden: “Cumhuriyet döneminde Bâyezîd-i Bistâmî ile ilgili adam gibi şiir yazan şairlerin başında elbette ki Şahin Uçar’ı saymak gerekir. Hatta Şahin Uçar’ın bu konuda tek(-el) olduğunu söylemek gerekir. Bayezid-i Bistami’yi onun kadar okuyan, algılayan, anlatan ve yorumlayan ikinci bir şair yoktur. Şahin Uçar’ın şiiri zaten hemencecik bu konuda kendini belli ediyor ve kendine olan özgüvenle ‘ben buradayım’ diye sanatsal körleşmeyi huffâşlar gibi en alt-marjinal düzeyde yaşayan herkesin gözünü rencîde ediyor. Şahin Uçar’ın kitabımıza alıp  şerhettiğimiz şiiri olmasaydı, belki de bu kitabı yazma gereği duymazdım. yani bir anlamda bu eserin yazılmasına Uçar vesile oldu.” BÂYEZÎD MAKAAMESİ     .  Key büved mâ zi mâ cüdâ mande Men ü tü refte ve Hüdâ mande * Biz nasıl ayrılıp cüdâ kalmış Ben ve Sen gitmişiz Hüdâ kalmış   I Mor Lata’nın üstüne kara cüppe giyindim Belden zünnâr kesmeden / A’raf ı gezip, döndüm Yoldan rüzgâr esmeden / gülün kokusu geldi Ördek suya dalmadan / gölün uykusu geldi… Cismi suya bıraktı / ismi müsemmâ bildi Derviş cüppeyi attı: derisi cüppe oldu…   Ne gerçek, ne yanlış duyduğun sözler Her söz bir kılıf: cüppe üstüne cüppe! “Görüş” bir elbisedir, gerçeği bizden gizler Dedikodu kılıfı var bu “görüş” üstünde Bütün bu cüppeleri soyunup […]

Continue reading