Hz. Mevlânâ’dan bir rübâî tercümesi

    Âteş nezened der dil-i mâ illâ Hû

    Kûteh neküned menzil-i mâ illâ Hû

    Ger âlemiyân cümle tabîbân bâşend

    Hallî neküned müşkil-i mâ illâ Hû

      Âteş yakamaz gönlümüzü illâ Hû

      Noksân olamaz menzilimiz illâ Hû

      Ger cümle cihan olsa tabib bu derde

      Halleyleyemez müşkilimiz illâ Hû

      (Türkçesi: Ş. Uçar)

        Hasan Harakaanî’den bir rübai tercümesi

          “Esrâr-ı ezel râ ne tü dânî vü ne men

          İn harf-i muammâ râ ne tu hânî vü ne men

          Hest ez pes-i perde güft ü gûyî men ü tü

          Çün perde berüfted, ne tü manî vü ne men”

            Esrâr-ı ezelden ne sen âgâh ne de ben

            Bir harf-i muammâ… ne okursun de ki sen?

            Bir perde var onda, ne konuşsak, sen, ben

            Çün perde iner, ne sen kalırsın ne de ben.

            (Türkçesi: Ş. Uçar)