kufi muhammed

kufi muhammed, composition date: 2010

Continue reading

Fâtiha sûresi ve tezhibinin kompozisyon safhalarına dair

fâtiha sûresi ve tezhibi son haline gelinceye kadar 1973-2010 yılları arasındaki 37 yıla yayılan bir kompozisyonun safahâtı, ve her bir safhanın ayrı bir hikayesi var: samatya, 2016 . . divanın 3. baskısı vesilesiyle tashih edilmiş şekli. istanbul, 2010’da oğlum ahmetle birlikte aylarca photoshop çizimleri için uğraşarak yaptığımız son hali: fatihadan tezhib kısmına geçerkenki geçişli düğüm kısmında bir tadilat yapmak suretiyle […]

Continue reading

“Şahin Uçar”, In the Encyclopedia of Turkish Classical Music

“Şahin Uçar”, In the Encyclopedia of Turkish Classical Music  Yılmaz Öztuna Üstâdımız  1974 te Sivas 4 eylül Lisesinde Müzik öğretmeni iken gönderdiğim beste notalarını muhafaza etmiş; halbuki bu maddede zikrettiği bazı besteleri, çoktan beri ben bile unutmuştum . bunların bazılarını ben de ancak bu ansiklopedide verilen bilgiler sayesinde hatırladım ve 3 tanesinin notalarını hocam Kemal Batanay’ın İsamdaki arşivinden birkaçını da arkadaşlardan […]

Continue reading

Dostoyevsky ve Büyük Engizisyoncu

Dostoyevsky ve Büyük Engizisyoncu Eritis sicut Dei, bonum et malum cognoscétis! (Tanrı gibi olacaksınız, iyi ve kötüyü bileceksiniz!) Lionel Trilling ve Edward Wasiolek’ten tercüme Modern fikir dünyası üzerinde büyük tesiri olan Rus yazarı Dostoyevski’nin eserlerinde hürriyet ve sosyal organizasyon problemleri hakkında esaslı felsefî spekülasyonlar vardır. Dostoyevski’nin bu yönü üzerinde duran kısa bir makale ile “Karamazof Kardeşler” adlı eserindeki “Büyük Engizisyoncunun Menkıbesi” […]

Continue reading

Şarkı söyle bana, gözlerimi al…

Şarkı söyle bana, gözlerimi al…”Gannî lî ve huz aynâyî”(*) I. Sonsuzluğun ufkundaki kuşlar Her sırrı bilir, vakti bilirler Yağmur kokusundan mıdır onlar? Onlar ki gelir, gerçek olurlar Teşbihteki bir “sırr” gibi düşler Kalbin dilidir, kalbe gelirler Bak kalbine yalnız gezen avcı Gönlündeki dağlar gibi yalnız Sonsuz göğün ufkundaki dağlar Andıkça geçen demleri ağlar Sonsuzluğun ufkundaki kuşlar “Kuşlar mıdır onlar ki […]

Continue reading

şâhid-i mazmûn menem dîger nîst…

Bismillâhi ve’l-hamdü lillâhi alâ külli hâl. Ve’s-salât ü ve’s-selâm alâ Muhammedin il-mübeşşer fî’l- İncîl. Ve kâne vasfihi Faraklit… Allah adıyla ve içinde bulunduğumuz her hâle hamdolsun. Ve Salât ü Selâm Muhammed’e ki İncîl’de müjdelenmiştir. Ve vasfı da “Faraklit” (Paraclitos) idi.. Faraklit, “sığınacak bir liman”, bir “rahatlatıcı kişi” ma’nâsına da gelirmiş; hattâ derler ki bu kelâmın “mazmûn”u, “Ahmed” ismini de tazammûn […]

Continue reading

KANİ KARACA ve GEÇMİŞ ZAMANLAR

  . (Yedi İklim Dergisi, 1992, s. 31) “Halk içre bir âyine var Herkes bakar bir ân görür Her ne görür kendi yüzün Ger yahşi ger yaman görür.” Dede Ali Şir-i Ganî, Nühüft makamında durak Bir zamanlar, ben henüz lise talebesi iken, Refi Cevad Ulunay (galiba bir Kur’an-ı Kerim okuma yarışması ile ilgili olarak) Kani Karaca’dan “İslâm Bülbülü” diye bahseden […]

Continue reading