Artificial Intelligence: it will kill us

US defense expert Jay Tuck was news director of the daily news program ARD-Tagesthemen and combat correspondent for GermanTelevision in two Gulf Wars. He has produced over 500 segments for the network. His investigative reports on security policy, espionage activities and weapons technology appear in leading newspapers, television networks and magazines throughout Europe, including Cicero, Focus, PC-Welt, Playboy, Stern, Welt am Sonntag and ZEITmagazin. He is author of a widely acclaimed book on electronic intelligence activities, “High-Tech Espionage” (St. Martin’s Press), published in fourteen countries. He is Executive Producer for a weekly technology magazine on international television in the Arab world. For his latest book “Evolution without us – Will AI kill us?” he researched at US drone bases, the Pentagon, intelligence agencies and AI research institutions. His lively talks are accompanied by exclusive video and photographs. https://www.youtube.com/watch?v=BrNs0M77Pd4  

Continue reading

New Brain Computer interface technology

Brain Computer interface technology opens up a world of possibilities. We are on the cusp of this technology that is so powerful and has the potential to so radically transform our lives and existence! After starting three venture-funded startups in Silicon Valley, Steven Hoffman, known as Captial Hoff, launched Founders Space with the mission to educate and accelerate entrepreneurs and intrapreneur. Founder Space has become one of the top startup accelerators in the world with over 50 partners in 22 countries. This talk was given at a TEDx event using the TED conference format but independently organized by a local community.    

Continue reading

Mülk ve Hilâfet kitabı hakkında

  Bir diğer adı da “Medine’yi Yeniden Kurmak” olan kitap “egemenlik” kavramını başlangıcından günümüze temelinden sorguluyor. Çetrefil meselelerle boğuşmayı severek göze alan; akademik kimliği yanında millî kültür sahasında da mütabahhir bir zat olan Şahin Uçar, tefekkür hayatımızın haylice karanlık kalmış bir alanında ışık yakmaya çalışıyor. Şahin Uçar’ın çalışma sahası “Ortaçağ Tarihi” ancak, ona, rasathanesini ortaçağa kurup oradan bütün kainatı gözleyen bir mustagrib diyebiliriz. Uçar, şahsi tarih felsefesini açıklayabilmiş ender ilim adamlarımızdan biri. İslâm’da Hilafet ve Mülk kitabının da başlangıç bölümünü metod bilgisine tahsis etmiş. Uçar “tarih felsefesi (veya yorumu) yapılmadığı takdirde; tarihi hadiseler hakkındaki bilgi yığını, işe yaramaz bir kaosa dönüşür” diyor. Ne kadar haklı.. İslâm’da Mülk ve Hilafet, mensup olduğu kültür muhitini derinliğine kavramış bir ilim adamının, evrensel alana ne denli rahatlıkla kanat çırpacağını göstermesi açısından güzel bir örnek. Okuyucu, kitabın ilerleyen ve gelişen bölümlerinde adeta evrensel bir forumun ortasında kendini buluyor. İnsanlık saadet ve felaketinin, bazen defne yaprakları ile çoğu kere ise kanla çizilmiş çerçevesi olan hakimiyet ve devlet kavramları, bu forumda tartışılıyor. Bu mahşeri zeminde Zerdüşt rahiplerinden, İsrâil peygamberlerine, St. Augustin’den Toynbee’ye kadar herkes söz alıp konuşuyor. Tabii Şia’sı, Selefiyesi, Hâricisi, Bâtınisi ile tüm İslâmî ekoller de bu resmi geçitte var. Uçar eserinin geri planında hep “ilahî […]

Continue reading

TOLSTOY’UN SAVAŞ VE BARIŞ’I: FENOMENOLOJİK BİR OKUMA

TOLSTOY’UN SAVAŞ VE BARIŞ’I: FENOMENOLOJİK BİR OKUMA Dr. Öğr. Üyesi Adnan Menderes Üniversitesi aysun.gur@adu.edu.tr Fenomenoloji, genellikle fenomenle ilgili bir bilim veya öğretmeyi adlandırmak için kullanılır (Potrc 2002: 232). Brentano’nun 1874 yılında yayınlanan Psychologie vom Empirischen Standpunkte  (Emprik bir bakış açısından psikoloji) isimli eseri, fenomenoloji tarihi açısından başlangıç kabul edilir. Burada yönelimsellik zihnin işareti olarak görülür. Böylece her psikolojik deneyim yönelimsel objeleri içerir; dolayısıyla isteme bir şeyin istenmesi ve düşünme de bir şeyin düşünülmesidir (The Cambridge Dictionary: 100). Sonra Husserl, Heidegger ve başka filozoflarla çalışmalar devam eder. Tolstoy’un Savaş ve Barış romanı ise 1867 yılında yayınlanır. Tolstoy burada diğer romanlardan farklı olarak, romanın sonuna yüz elli sayfalık bir tarih felsefesi bölümü ekler. Şimdi, Tolstoy’un Savaş ve Barış’taki felsefi yaklaşımının fenomenolojik olduğu ileri sürülecektir. Bu iddia genel olarak romanın sonundaki bölüm için geçerli olsa da, aslında romanın tümünde de izleri sürülebilir. Eğer bu izleri sürebilirsek, Tolstoy’un tarihsel olarak Brentano’dan önce, bu yaklaşımı sergilediği gösterilebilir. Uçar, Tolstoy’un iki rüyasından söz eder. İlki, henüz çocukken abisinin, bizim bu ormanda sihirli bir yeşil dal var, o dalı bulan insanlığın bütün problemlerini çözecek demesiyle oluşan, insanlığı mutlu etme rüyasıdır. Tolstoy bunu hiç unutmamış ve ölünce, o yeşil dalı aradıkları ormandaki bu bölgeye gömülmeyi vasiyet etmiştir. İkincisi […]

Continue reading