bu gece garip bir rü’ya görerek uyandım ve bu beni huzursuz ettiği için, tekrar uyumak yerine, küçük bir kahvaltıdan sonra şimdi sabah ezanı okunurken, bu rüyam hakkındaki hissiyat ve düşüncelerimi yazmaya başladım.
önce rü’yayı özetleyeyim.bilmediğim bir şehirde yolu bulmaya çalışıyor ve nihayet bir üniversiteye ait ingilizce bölümüne ait binalara ulaşıyorum. üniversite sekreterinden çalışma tarzımla ilgili tek cümlelik nahoş bir ikaz ve tenkit mahiyetinde bir yazı gelmiş bana. orada birine merkezi kampusa nasıl ulaşacağımı soruyorum o da o istikamete gittiğini söyleyerek arabasıyla beni götürüyor. onunla birlikte genel sekreterin yanına gidiyoruz ve adam hocayı size getirdim diyor. ben o sekretere “bir sekreter olarak ne cüretle benim çalışmalarım hakkında bana böyle bir not yazıyorsunuz deyince adam hakkımdaki suçlama ve soruşturma dosyasını önüme koyuyor. meğerse, kimisi eserlerim kimisi sohbetlerimde söylediğim sözler vesaire hakkında idareciler tarafından yazılmış bir takım notlar ile sigaya çekmek için benim oraya gitmemi bekliyorlarmış. rektör ve bir çok öğretim üyesi geliyor odaya. ben sinirlenerek o notlara bakar ve yazılanlar hakkında “o arada elimdeki üç beş makaleden bahisle başka kim bu kadar güzel şeyler yazdı bu ne saçma tenkit ne diye tutmuşlar bu saçma ihbar notlarını?” falan diye sitem ederken, yakınımda oturan bir meslektaş bana, “kızıp söylenmek yerine o notlara bakıp cevaplarımı hazırlamamı” tavsiye ediyor. bense elimdeki zavallı görüntülü üç beş makaleye bakıp, bu üniversite camiasına karşı kendimi ve eserlerimi ciddi şekildesavunmam gerekiyorsa madem gidip odamdan kitaplarımı da getireyim diye düşünüyor ve kalkıp hocalar kalabalığı arasındaki rektöre, “madem ünivesite camiası olarak beni ve çalışmalarımı muaheze edeceksiniz gidip odamdan neşredilmiş kitaplarımı da getireyim” derken uyandım.tabii rüyanın hatırlayamadığım detayları ve üniversite camiasında yadırganmak ve soruşturma konusu olmaktan ötürü hiss edilen nahoş duyguları ve teferrüatı gibi zaten unuttuğum ve hatırlayamadığımn detayları hariç, hulasa böyle bir rü’ya gördüm ve babil kıralı gibi ben de ne gördüğümü unuttum. bu basit ve önemsiz rüya yüzünden niye huzursuz olduğuma gelince.
bu bana meslek hayatım sırasında yaşadığım buna benzer sıkıntıları hatırlattı tabii. ve bütün hayatımın hesabını vermek. rüyayı anlatırken bile çok önemsiz diye detayları atlayarak anlatmak, tam bir edebi tasvir yapmak isteseydik bile bunu kelimelerle yapmayı başaramayacağımızı bilmek de cabası. yani dostoyevskinin bir hikayesinde yaptığı gibi bir rüya hikayesi yazacak değilim ya. şimdi insanlar önünde tanrı önünde hesap verir gibi detaylı bir hayat muhasebesi ve hatırat mı yazacam yani uzun ve çok emek isteyen iş deyip burda bırakıyorum. yaptığım işler bu amel defteri gibi sitede var zaten. ama bu rüya ve hayatımın muhasebesi işi canımı sıktı uyuyamadım işte vesselam.
en iyisi ben yaptığım işleri gösteren bu siteyi yeniden düzenleyeyim (!)