Nebukadnetsar’ın Unuttuğu Rüya
Şahin Uçar’ın Tarih Felsefesi Meseleleri adlı kitabı hakkında, Beşir Ayvazoğlu’nun 1997 yılında yazdığı gazete yazısıdır.
Şahin Uçar’ın Tarih Felsefesi Meseleleri adlı kitabı hakkında, Beşir Ayvazoğlu’nun 1997 yılında yazdığı gazete yazısıdır.
Dünyadaki İslam İmajı ve İnsanlığın Geleceği İSAM kütüphanesindeki ilahiyat Makaleleri veritabanından aktarılan PDF metni bu veritabanındaki “arama sayfası”nda şahin uçar yazarak PDF metnini indirebilirsiniz.
Türkiye Yazarlar Birliği Yılın Fikir Adamı Ödülü, Varlığın Mana ve Mazmunu, 1995
Kitaplar Arasında, Yılmaz Öztuna, Türkiye Gazetesi, 11,12,2010 > Prof. Dr. ŞAHİN UÇAR, Varlığın Anlamı, 3. baskı, İst. 2010 (ilk baskı 1995), 176 s., Şûle Yayınları. Şahin Uçar, tarihçi, filozof, mütefekkir, hattat, bestekâr, dîvân sahibi son şairimiz, tanbûrî, neyzen, pek çok kitabın yazarıdır. Tam mânâsıyle bir allâme’dir (erudit). Tarih felsefesi profesörüdür. Birçok Doğu ve Batı dillerine vâkıftır. Yukarıda sunduğum eseri, derin
A. J. Toynbee’den tercüme edilmiştir. Eğer tekâmülün mikyası self-determinasyon ise ve self-determinasyon da, self-articulation (kendini ifade etme) ma’nâsına gelirse, bu demektir ki biz öyle bir tekâmülü tahlil edeceğiz ki, iyice araştırıldığı takdirde, bu tekâmül prosesi içindeki medeniyetlerin kendilerini gittikçe daha mütekâmil bir tarzda ifade etmek suretiyle gelişmeye devam ettikleri görülecektir. Umumiyetle aşikâr olarak bellidir ki medenî tekâmül halindeki bir cemiyet,
I İşte sabah yıldızı! işte bitiyor gece -Uyandırdı dağları – şafağın parmakları- Ey karanlık gönlümü kavrayan el gizlice- Seninle doğar Kelâm ve seninle her hece- Şiir olur akıtır şaraptan ırmakları- Sularsın gönülleri, o susuz toprakları- Yağmur olur çilersin toprağa ince ince… Altın rengi filizler getirir ilk baharı, Bir mevsimlik çiçekler solup döner yaprağa, Ve sonunda boş kalır ağaçların dalları Sessizce
Ne zindeem ez hicr-i tü ne mürdeem ey şuh Feryad ez in nevi vücud-i adem-alud Yavuz Sultan Selim Ne canlıyam ne ölmüşem çün ayrıyam senden Feryad yokluk bulaşmış bu varlığın elinden I Ey iki yüzlü Zervân, şafak kanatlı zamân! Hem gündüz, hem gecesin: yarı ateş, yarı duman Güneşe bak, gör ki gün / hem eski, hem yeni gün İki yüzlüdür
ey dü-dârın tâc-dârı yâ Ali mülk-i aşkın şehriyârı yâ Ali . bağrıma derd-î Hüseyn-i Kerbelâ urdu zahm-i zülfikaarı yâ Ali . anda görmüş nüh-felek kim âşıkın bes nedir bu kâr-ı zârı yâ Ali . rûz ü şeb aşk illerinde gönlümüz subh ü şâmî zâri zârî yâ Ali . ehl-i beytin aşkıdır cân ü dilin bir medâr-ı iftihârı yâ Ali