numan hocaya gül şiirini okuduktan sonra bizim eve bir kumru misafir geldi. kumrunun yuvasında dahi merhaba yazdığını bu akşam numan hocam söyleyince farkettim ki bu da bir “selâm-ı ma la kelâm”. 

Fotoğraf açıklaması yok. 

mâverâdan geldi işte bir selâm, “mâ lâ kelâm”/

merhabâ ey kumru cânım, cân-ı cânım merhabâ/

bârekallah ger nühüfte ger selâm-i âşikâr…

sübhanallah, v’elhamdü lillah, fe-enzur ilâ âsâri rahmet illâh: kumru gelip bizim kitaplığın üstüne yuva yapmış!…

 
 
Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, gülümseyen insanlar, oturan insanlar ve açık hava
Numan Konukşahin Uçar ile birlikte.  

Gül şiirindeki “Her gül-î gülzâr bûyî
nâfe-î “kaalû: belâ!”
Her dem-î hoş-bû gül-î ter
taa ezelden merhabâ!”  kısmının ne demek olduğunu açıklarken…

.

21 Temmuz   

 

 

kumru yavrusunu bizim eve bırakıp kayboldu; bir kaç gündür gelmiyor. yavruyu nasıl beslemem gerektiğini bilmiyor ve pek de beceremiyorum…  

 
kumru yeniden bizim eve teşrif etti. çok sevindim, çünkü çok şükür artık yavrusu yeniden ona emanet  annesi birkaç gündür gelmiyordu. kumru değil fahte sanki mübarek; hem de lenkfahte!… belki de hayvan öldü, öldürüldü kaldı bir yerde diye, yavrusunu ben beslemeye çalışıyordum. bugün baktım kumru dönmüş elhamdülillah. yavrunun sevincini paylaşıyorum…
ve nihayet dışarıya çıktı bizim kumru artık mezun olup uçup gitti.
Scroll to Top